banner1327

08 Şubat 2023 Çarşamba

BÜYÜKŞEHİR’İN TÜM EKİPLERİ SAHADA

MÜSLÜMANLIK NERDE! BİZDEN GEÇMİŞ İNSANLIK BİLE!

04 Aralık 2022, 19:07
Bu makale 98 kez okundu
MÜSLÜMANLIK NERDE! BİZDEN GEÇMİŞ İNSANLIK BİLE!
 MÜSLÜMANLIK NERDE! BİZDEN GEÇMİŞ İNSANLIK BİLE!
Sensin bize düşmanları üstün çıkaran el.
İşte o el bizi bizden aldı ve götürdü. Tanınmaz bir hale getirdi. Biz böyle değildik.
“Bir zamanlar biz de millet, hem nasıl milletmişiz:
Gelmişiz Dünya’ya milliyyet nedir öğretmişiz!
Kapkaranlıkken bütün âfâkı insâniyyetin,
Nûr olup fışkırmışız tâ sînesinden zulmetin.”

Evet Üstadımız mahzun, garip ve dertli bir şekilde bu mısraları da haykırır.
Dünya’ya nizam veren ve insanlık öğreten bir Millet, kendisi Müslümanlıktan fersah fersah uzaktır artık. Bu ahvalde bırakın İslam’ı tebliğ ve temsil etmeyi, kendisi insanlığını bulsun önce.
Toplumda menfaat yaygın,  hasbi ve samimi dostluklar yok, herkes birbirine düşman gibi bakıyor, para tek geçer akçe olmuş, Batı’lılara özene özene batıyoruz, adeta hayvani bir haldeyiz, altta kalanın canı çıksın anlayışı yaygın, vahşi bir düzene düştük. Maalesef toplum ve bu sistem bizi ejderha gibi yuttu ve silindir gibi ezdi. Gençlerimizin bir kısmı ya boşlukta, ya uyuşturucu ve başka kötü alışkanlıklar batağında. Herkes dağılan bir tesbihin taneleri gibi boşlukta ve dayanışma ile yardımlaşmadan uzak halde. Bireyselleşme ve kabuğuna çekilme had safhada. “Gemisini kurtaran kaptan” sözü bu dönemin en belirleyici kuralı olmuş.
Bu toplum aynen Cahiliye Dönemi’ni yaşıyor. Cahiliye Dönemi’ni bilmeyenler olabilir. Sevgili Peygamberimizin Efendimizin (asm) Dünya’ya geldiği yıllar ve İslam Devleti’ni kurmadan önceki yıllar Cahiliye Dönemi’dir.
Üstadımız Mehmet Akif Ersoy o dönemi de bir şiirinde şöyle anlatır.
Bir kere, zuhûr ettiği çöl en sapa yerdi;
Bir kere de, ma'mure-i dünyâ, o zamanlar,
Buhranlar içindeydi, bugünden de beterdi.
Sırtlanları geçmişti beşer yırtıcılıkta;
Dişsiz mi bir insan, onu kardeşleri yerdi!
Ben Üstadımız Mehmet Akif Ersoy’un döneminde yaşamadığım ve daha zor dönemde yaşadığımız için Cahiliye Dönemi ile günümüzü aynı gördüm.
 İşte bundan dolayı daha dertliyim, daha hüzünlüyüm ve daha yalnızım.
Derdimiz şiir yazmak da değil. Şiir benim gözyaşlarım sayılsın. Sanattan da anlamam, anlattıklarım birer çağrı ve mesaj sayılsın. Bir acizin seslenişi sayılsın.
Aynen Üstadım gibi.
Bakın Üstadım Mehmet Akif Ersoy nasıl seslenmiş:
Ne tasannu’ bilirim, çünkü, ne san’atkârım.
Şi’r için “gözyaşı” derler; onu bilmem, yalnız,
Aczimin giryesidir bence bütün âsârım!
Ağlarım, ağlatamam; hissederim, söyleyemem;
Dili yok kalbimin, ondan ne kadar bîzârım!
Oku, şâyed sana bir hisli yürek lâzımsa;
Oku, zîrâ onu yazdım, iki söz yazdımsa.

Durum bu.
Bırakın Müslümanlığı, insanlıktan çıkmış bir toplum görünümünde olan bir ahvalde biz de derdimizi, hüznümüzü ve yalnızlığımızı böyle şiirlerle anlatıyoruz.
Not: Bu toplumda insanlar var. Bu toplumda Müslümanlar var. Onlar sözümden alınmasın. Sözüm meclisten dışarı.
Bu Not’tan sonra şu dörtlük ile yazımı noktalıyorum. Dörtlük şahsıma aittir. Yazımda Üstadım şiirlerine yer verdikten sonra son dörtlük şahsıma ait olsun istedim.
Haydi hayırlısı.
Heyhat! Toplum, toplum olmaktan çoktan çıktı.
Ar, ahlak kalmadı, bu toplumu kimler yıktı?
Halbuki bu Millet İslam’a hep sadıktı.
Tarihimiz, bu günlerden daha aydınlıktı.
Ahmet Sandal
 

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    Fatih Erkoç'tan hesap sorulsun mu ?

    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    SPOR TOTO SÜPER LİG
    Tür seçiniz:
    ARŞİV
    banner1008